SİGORTACI JOKER 7 - FINDIKKIRAN
- SenBenO

- 31 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 10 Oca

Karadeniz'e yakın yol inşaatı yapılmaktadır. İnşaat güzergahının iki tarafı da ağaçlık, fındıklık olduğundan asfalt karıştırma tesisi mümkün olan en uzak yere kurulmuştur, Çünkü sıcak asfalttan yayılacak olan hidrojen sülfür gazı normalde bitkiler için faydalı olmakla beraber çok yoğunsa ve bazı çevresel koşullarla birleştiğinde bitkileri olumsuz etkileyebilmekte, solgunluk, sararma, yanık, nekroz gibi bozukluklar yaratabilmektedir.
Sigortacı şirkete civar köylerden talep yağmaktadır. Kükürt yağmuru sonucu rekoltelerin düştüğünü, mahsulün geçen yıllara göre daha kalitesiz olduğunu iddia etmekte, zararlarının ödenmesini istemektedirler. Ama sorun şudur ki; köylülerin kükürt yağmuru dediği türde bir olay katiyen yaşanmamıştır, talepte bulunanların fındıklıkları inşaat alanına oldukça uzaktır ve iddia ettikleri miktarda ürün vermesi de mümkün değildir.
Şef konuyu anlaması için bizim JOKER* ekibinden Korhan'ı bölgeye gönderir. Muhtarlar öncülüğünde derslerine çalışmış, ağız birliği etmiş olan köylüler, meydandaki kahvede toplanmış Korhan'ı beklemektedir. Korhan yanında fındık eksperi olan ziraat mühendisiyle etrafa bakınaraktan kahveye gelir. Selamlaşma, tanışma, çay faslından sonra sözcü olarak seçilen muhtarlar lafa başlar. Bir şeyler karaladıkları kağıtlardan çeşitli rakamlar okumakta, rekoltenin ne kadar düştüğünü anlatmakta, masanın üstündeki sararmış, kararmış fındıklardan numuneler göstermektedirler.
Tazminat talep eden köylüler, 26 kilometre uzunluğundaki yol inşaatının iki tarafından 30'ar kilometre mesafeye dağılmış çeşitli köylerdendir. Talepleri üst üste toplayınca ortaya korkunç bir rakam çıkmaktadır. Sakin biri olan eksper epey dinledikten sonra:
"- Bu kükürt yağmuru dediğiniz şey, yola serilen asfaltın dumanından mı çıkıyor?" diye sorar.
Köylüler koro halinde "Eveeet" diye bağırır. Eksper:
"- Peki, yaz günü rüzgar yok, fırtına yok, bulut bile yok, yola metre metre dökülen asfaltın dumanı neredeyse Düzce'nin tamamı kadar alana nasıl taşınıp yağıyor?" Köylüler yine koro halinde:
"- Biz gördüüük, yağdııı". Eksper:
"- Fındıklar yeni toplanıyor, gösterdiğiniz numuneler sararmış, acımış, eski, bu nasıl oluyor?" Köylüler:
"- Ama onlar bizim ağaçlardan" Eksper:
"- Anlaşıldı, gidip ağaçlara bakalım o zaman" Köylüler:
"- Ama ağaçlar dağınık, hem de çoğusu toplandı, bakamayız". Eksper:
"- E tamam, toplananlara bakarız sorun değil".
Ertesi gün sabahtan toplanan fındıklara bakmak üzere kahvede buluşurlar. Köylüler, yeni numuneler getirdik diyerek bir pikabın arkasına yükledikleri eski fındıkları göstermekte, fındıklıklara gitmemek için türlü mazeret saymakta, ayak sürümektedir. Kahveye habire yeni şikayetçiler gelmekte, talepler anbean artmaktadır.
Korhan da eksper de yerinde görmeden talepleri kabul etmeyeceklerini söylerler. Ama ağız birliği etmişler köylülerle başa çıkmak pek mümkün görünmemektedir, köyden ayrılırlar.
Bir kaç gün sonra çikolata imalatçısı olduğunu söyleyen birisi, yurtdışı bir müşteri için kaliteli fındık aradığını söyleyerek muhtarları sırayla arar. Kalitesi iyiyse fiyatın önemli olmadığını söyler. Muhtarlar numune göstermek için müstakbel alıcıyı hemen köye davet eder. Taptaze ve lezzetli fındıklar sunulur, cins, kalite ve miktarlar konuşulur, pazarlıklar yapılır, bütün bunlar kağıda yazılarak bir tür ön anlaşma yapılır. İmalatçı bir kaç güne gelirim diyerek köyden ayrılır.
Kısa süre sonra sigorta şirketinden muhtarlara, zarar tespit edilemediğinden dolayı taleplerinin kabul edilmediğini, isterlerse tahkime gidebileceklerini bildiren bir yazı gelir. Köy heyeti ve muhtarlar toplanır, "şansımızı yokladık, olmadı, daha fazla uğraşmayalım, zaten mahsulü iyi paraya satacağız" diyerek tazminat istemekten vaz geçmeye karar verirler.
Gelen fındık alıcısı gerçekten çikolata imalatçısıdır ama Korhan'ın eski bir arkadaşıdır.
Korhan'ın şefe gönderdiği raporun başlığı "Fındıkkıran" olur.
*JOKER: John(Can)/Korhan/Erkan








Yorumlar